Otizmli Çocuklarda Uyku Problemleri Ve Duyusal Özellikleri İnceleyen Bir Araştırma

MAKALENİN KISA ÖZETİ

İncelediğimiz 2025 yılı makalesinin adı: “Sleep Problems and Sensory Features In Children With Low-Average Cognitive Abilities and Autism Spectrum Disorder”.

Bu araştırma, otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan çocuklar ile tipik gelişim gösteren çocukların uyku problemleri ve duyusal özellikleri arasındaki ilişkiyi kapsamlı biçimde ele almaktadır. Çalışmada, çocukların uyku düzenleri ve duyusal tepkileri, bakım verenler tarafından yanıtlanan standardize anketlerle ölçülmüştür. Ayrıca, çocukların bilişsel beceri düzeyleri geçerli değerlendirme araçlarıyla belirlenmiştir.

Araştırmanın dikkat çekici bulgusu, OSB’li çocuklarda uyku problemleri skorlarının, tipik gelişim gösteren çocuklara göre daha yüksek olmasıdır. Bu fark özellikle uyku kalitesi, uykuya dalma güçlüğü ve gece uyanmaları gibi alanlarda belirgin şekilde ortaya çıkmıştır. Bu sonuç, OSB olan çocuklarda uyku zorluklarının daha yaygın olabileceğini göstermektedir.

Duyusal özellikler açısından ise OSB’li çocuklar, işitsel, görsel, dokunsal ve hareketle ilgili duyusal uyaranlara karşı daha yoğun ve farklı tepkiler göstermiştir. Bu durum, günlük yaşamdaki algı ve davranış farklılıklarını anlamamızda önemli bir role sahiptir. 

Araştırmada ayrıca bilişsel beceri düzeyinin, uyku ve duyusal özellikler arasındaki ilişkide belirleyici olduğu görülmüştür. Alt-ortalama bilişsel seviyeye sahip OSB’li çocuklarda, duyusal hassasiyetler arttıkça uyku problemleri de belirgin biçimde artmıştır. Buna karşın bilişsel beceri düzeyi daha yüksek çocuklarda bu ilişki daha az güçlü bulunmuştur. Bu bulgu, uyku ve duyusal profillerin bireysel farklılıklarla şekillendiğini göstermektedir.

Sonuç olarak, çalışmanın vurguladığı temel nokta, uyku problemleri ile duyusal özellikler arasında anlamlı bir ilişki olduğudur ve bu ilişki özellikle bilişsel becerileri alt-ortalama olan çocuklarda daha güçlüdür. Bu tür bilimsel bulgular, OSB’li çocuklara yönelik uyku ve duyusal destek yaklaşımı geliştirilmesinde önemli ipuçları sunmaktadır. 

MAKALE HAKKINDA DETAYLI BİLGİ

Otizmli Çocuklarda Uyku Problemleri Ve Duyusal Özellikleri İnceleyen Bir Araştırma

Otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan çocuklarda uyku düzeni, duyusal hassasiyetler ve bilişsel beceriler arasındaki etkileşimi inceleyen bu çalışma, literatürde önemli bir boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır. Makalede, hem OSB’li çocukların hem de tipik gelişim gösteren çocukların çok boyutlu bir değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtilmektedir. Araştırmada kullanılan değerlendirme araçları; uyku problemlerini ölçmek için bakım verenlerin yanıtladığı kapsamlı anketleri, duyusal tepkileri incelemek için çok boyutlu duyusal profil ölçeklerini ve çocukların bilişsel performansını belirlemek için uygulanan standart bilişsel değerlendirmeleri içermektedir. Bu çerçevede çalışmada amaçlanan, bu üç temel alanın birbirine nasıl bağlandığını, hangi faktörlerin uyku düzenini etkilediğini ve OSB grubunda neden daha belirgin uyku sorunları görüldüğünü anlamaktır.

Makaleye göre OSB’li çocuklarda uyku problemlerinin görülme sıklığı, tipik gelişim gösteren çocuklara göre anlamlı şekilde daha yüksektir. Uykuya dalma süresinin uzaması, gece sık uyanma, sabah erken uyanma ve uyku bütünlüğündeki bozulmalar, OSB grubunda daha yaygın gözlenmiştir. Çalışmada özellikle “gündüz davranışları” alanında ciddi farklar olduğu ifade edilmektedir; çünkü uyku kalitesi düştükçe dikkatin sürdürülebilmesi, duygu düzenleme ve davranış kontrolü gibi günlük işlevler de bozulmaktadır. Araştırmada bu durumun hem çocuğun rutinini hem de bakım verenlerin yaşam kalitesini etkileyen önemli bir bileşen olduğu vurgulanmaktadır. Ayrıca makalede, OSB’ye özgü nörolojik farklılıkların uyku mimarisini etkileyebileceği ve bu nedenle uyku problemlerinin daha karmaşık bir yapıya sahip olabileceği ifade edilmektedir.

Duyusal hassasiyetler açısından bakıldığında çalışmada, OSB’li çocukların çok daha belirgin bir duyusal profil gösterdiği ortaya konmuştur. Araştırmada, işitsel, görsel, dokunsal, vestibüler ve oral duyusal alanlarda OSB grubunun çok daha yüksek hassasiyet puanlarına sahip olduğu bildirilmektedir. Örneğin dokunsal alanlarda ani bir temas, giyilen kıyafetlerin dokusu veya saç tarama gibi günlük aktiviteler OSB’li çocuklarda aşırı rahatsızlık yaratabilmektedir. Makaleye göre bu tür duyusal aşırı duyarlılıklar, çocuğun gün boyunca sürekli yüksek uyarılmışlık düzeyinde olmasına yol açmakta ve uykuya geçişte zorluk yaratabilmektedir. Benzer şekilde işitsel ve vestibüler duyarlılıklar da uyku kalitesini etkileyerek gece boyunca huzursuzluk, hareketlilik ve sık bölünme gibi sonuçlara yol açabilmektedir.

Çalışmada ele alınan en dikkat çekici bulguların başında bilişsel beceri düzeyinin bu ilişkiye nasıl aracılık ettiği gelmektedir. Araştırmaya göre bilişsel becerileri alt-ortalama düzeyde olan çocuklarda duyusal hassasiyet ile uyku problemleri arasındaki ilişki çok daha güçlüdür. Bu bulgunun altında, bilişsel kapasitenin çevresel uyaranları düzenleme, filtreleme ve anlamlandırma süreçlerinde kritik bir rol oynaması yatmaktadır. Makaleye göre bilişsel düzey düştükçe çocukların duyusal uyaranları işleme ve uyaranlara adaptasyon kapasitesi de zayıflamakta, bu da duyusal yüklenme riskini artırmaktadır. Tipik gelişim gösteren çocuklarda ve bilişsel seviyesi ortalamanın üzerinde olan OSB’li çocuklarda bu bağlantının daha zayıf olması, bilişsel işlevlerin uyku düzenini koruyucu bir mekanizma gibi çalışabileceğini göstermektedir. Çalışmada bu durum, uyku ve duyusal sistem arasındaki ilişkiyi açıklayan önemli bir anahtar olarak sunulmaktadır.

Makalede duyusal özelliklerin farklı kombinasyonlarının uyku üzerinde farklı etkiler oluşturabileceği de belirtilmiştir. Örneğin dokunsal hassasiyeti yüksek olan çocukların uykuya geçişte daha fazla güçlük yaşadığı; vestibüler hassasiyeti yüksek çocuklarda ise yatakta sabit kalmakta zorlanma görülebildiği ifade edilmektedir. Oral duyusal hassasiyetin ise hem uyku hijyenini hem de yatmadan önceki rutinleri etkileyebileceği belirtilmektedir. Araştırmada ayrıca duyusal aşırı duyarlılık kadar duyusal arayış davranışlarının da bazı çocuklarda uyku kalitesini etkileyebileceği vurgulanmaktadır. Yüksek hareket ihtiyacı olan çocuklarda yatmadan önce aşırı hareketlilik gözlenebilmekte, bu da uykuya dalmayı geciktirebilmektedir. Tüm bu bulgular, duyusal sisteminin uyku üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkilerini daha görünür hâle getirmektedir.

Sonuç olarak çalışmada, OSB’li çocuklarda uyku problemleri ile duyusal hassasiyetler arasında güçlü ve çok yönlü bir ilişki olduğu gösterilmiştir. Makaleye göre bu bağlantı özellikle bilişsel beceri düzeyi alt-ortalama olan çocuklarda daha belirgin bir yapıya sahiptir ve bu da değerlendirme ve müdahale süreçlerinde bilişsel seviyenin mutlaka dikkate alınması gerektiğini ortaya koymaktadır. Araştırmada elde edilen bulgular, uyku problemlerinin tek bir kaynağa bağlı olmadığını, duyusal profilin ve bilişsel kapasitenin bu tabloyu önemli ölçüde şekillendirdiğini göstermektedir. Bu nedenle çalışmada, OSB’li çocuklara yönelik uyku müdahalelerinin duyusal hassasiyetleri gözeten kişiselleştirilmiş yaklaşımlarla tasarlanmasının önem taşıdığı vurgulanmaktadır. Ayrıca gelecekte yapılacak araştırmaların daha geniş örneklemlerle, objektif uyku ölçüm cihazlarıyla ve uzunlamasına tasarımlarla yürütülmesinin, uyku-duyusal-bilişsel ilişkisinin daha derinlemesine anlaşılmasına katkıda bulunacağı belirtilmektedir.

MAKALENİN KÜNYESİ

Sleep Problems and Sensory Features In Children With Low-Average Cognitive Abilities and Autism Spectrum Disorder

Scientific Reports volume 15, Article number: 24509 (2025)

Article Open access Published: 21 July 2025

Makaleye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:
https://www.nature.com/articles/s41598-025-08581-3

Her türlü sorunuzu aşağıdaki form veya Whatsapp (0541 742 6750) yoluyla sorabilirsiniz.