Otizm Spektrum Bozukluklarında Bağırsak Mikrobiyotasının Rolünü Gösteren Bir Makale

MAKALENİN KISA ÖZETİ

İncelediğimiz 2019 yılı makalesinin adı: “Autism Spectrum Disorders and the Gut Microbiota”

Bu makalede, otizm spektrum bozuklukları ile bağırsak mikrobiyotasının etkileşimi kapsamlı biçimde ele alınmaktadır. Çocuklarda OSB’ye sıklıkla sindirim sistemi sorunlarının eşlik ettiği, bu bireylerde bağırsak mikrobiyotasında “dengesizlik” (dysbiosis) oluştuğu belirtilmektedir.

Bağırsak mikrobiyotası; bağışıklık sistemi, bağırsak bariyeri, sinir sistemi ve metabolizma üzerinden beyinle çift yönlü iletişim kurmaktadır. Bu iletişim “bağırsak-beyin ekseni” olarak adlandırılmaktadır. Makalede, bu eksende yaşanan bozulmaların OSB’de hem sindirim hem de nöro-davranışsal belirtilerin şiddetlenmesine katkıda bulunabileceği vurgulanmaktadır.

OSB’li çocuklarda, sağlıklı gelişim gösteren çocuklara kıyasla mikrobiyal çeşitlilikte azalma ve bazı bakteri gruplarında belirgin farklılıklar saptanmıştır. Ancak araştırmada tek bir “otizme özgü mikrobiyota profili” bulunmadığı, yani her bireyin bağırsak yapısının farklılık gösterebileceği belirtilmiştir.

Ayrıca probiyotiklerin (örneğin Bifidobacterium, Streptococcus ve Lactobacillus türleri) OSB’li çocuklarda hem davranışsal hem de sindirim semptomlarında iyileşme sağlayabildiği rapor edilmiştir. Bununla birlikte, klinik çalışmaların farklı tasarımlarda yürütülmesi nedeniyle doz, süre ve bireysel yanıtlar açısından kesin sonuçlara henüz ulaşılamamıştır.

Çalışma, bağırsak mikrobiyotasının yalnızca bir yan bulgu değil, olası bir “ara etken” olabileceğini öne sürmektedir. Mikrobiyota dengesizliğinin bağırsak geçirgenliğini artırarak bağışıklık sistemi aktivasyonuna ve inflamasyona yol açabileceği; bunun da sinir sistemi üzerinde dolaylı etkiler oluşturabileceği anlatılmaktadır.

Sonuç olarak, OSB’de sindirim sistemi belirtilerinin yalnızca fiziksel şikâyetler olarak değil, nörolojik tabloyla bağlantılı bir bütünün parçası olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Mikrobiyota odaklı yaklaşımların gelecekte destekleyici tedavi alanında umut verici olabileceği, ancak şu anda kesin bir tedavi yöntemi olarak görülmemesi gerektiği ifade edilmektedir.

 

MAKALE HAKKINDA DETAYLI BİLGİ

Otizm Spektrum Bozukluklarında Bağırsak Mikrobiyotasının Rolünü Gösteren Bir Makale

Otizm spektrum bozuklukları (OSB), nörogelişimsel temelli, sosyal iletişimde güçlükler ve tekrarlayıcı davranış örüntüleriyle tanımlanan heterojen bir hastalık grubudur. Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar, OSB’nin yalnızca genetik ve nörolojik değil; aynı zamanda metabolik, immünolojik ve mikrobiyolojik faktörlerle de ilişkili olabileceğini göstermektedir. Bu bağlamda, bağırsak mikrobiyotası ve beyin arasındaki çift yönlü iletişim hattı olan “bağırsak-beyin ekseni” kavramı giderek daha fazla dikkat çekmektedir.

Makaleye göre, OSB’li bireylerde gastrointestinal (GI) sistem semptomları — örneğin kabızlık, ishal, karın ağrısı ve şişkinlik — genel popülasyona kıyasla belirgin biçimde daha yaygın görülmektedir. Araştırmada, bu sindirim sistemi sorunlarının yalnızca ikincil bir durum olmadığı, aynı zamanda mikrobiyota bileşimindeki değişikliklerle bağlantılı olabileceği öne sürülmektedir. Bu bireylerin bağırsaklarında “mikrobiyal dengesizlik” (dysbiosis) adı verilen bir durum tespit edilmiştir. Özellikle Bacteroidetes, Firmicutes, Clostridium ve Bifidobacterium gibi bakteriyel gruplarda anlamlı farklılıklar gözlenmiştir.

Çalışmada vurgulandığı üzere, bağırsak mikrobiyotası yalnızca sindirim süreçlerinde değil; bağışıklık sistemi, metabolik denge, nörotransmitter üretimi ve bağırsak bariyerinin bütünlüğü gibi çok sayıda fizyolojik süreçte rol oynamaktadır. Araştırmaya göre, mikrobiyotadaki değişiklikler bağırsak geçirgenliğini artırabilir; bu durum “geçirgen bağırsak” olarak adlandırılır. Artan geçirgenlik, bakteriyel yan ürünlerin veya toksinlerin dolaşım sistemine geçmesine, bunun da bağışıklık sisteminde iltihaplanma süreçlerini tetiklemesine neden olabilir. Bu iltihaplanma ve bağışıklık yanıtı, sinir sistemi gelişimini ve beyin fonksiyonlarını dolaylı olarak etkileyebilir.

Makalede, “bağırsak-beyin ekseni” kavramı üzerinde özellikle durulmaktadır. Bu eksen; vagus siniri, bağışıklık faktörleri, hormonlar ve mikrobiyota kaynaklı nöroaktif moleküller aracılığıyla çalışmaktadır. Araştırmada, mikrobiyota dengesindeki değişikliklerin serotonin, dopamin ve gamma-aminobütirik asit (GABA) gibi nörotransmitterlerin üretimini etkileyebileceği belirtilmiştir. Bu nörotransmitterlerin dengesizliği ise OSB’de gözlenen sosyal ve davranışsal belirtilerle ilişkili olabilir.

Çalışmaya göre, probiyotiklerin OSB’de potansiyel destekleyici bir rol oynayabileceğine dair veriler giderek artmaktadır. Bifidobacterium, Lactobacillus ve Streptococcus türlerini içeren çoklu probiyotik kombinasyonlarının bazı çocuklarda hem gastrointestinal semptomlarda hem de davranışsal ölçeklerde iyileşme sağladığı bildirilmiştir. Ancak makalede, bu çalışmaların örneklem büyüklüklerinin sınırlı ve metodolojik farklılıklar içerdiği, bu nedenle kesin sonuçlara varmak için daha kapsamlı randomize kontrollü araştırmalara ihtiyaç duyulduğu açıkça ifade edilmektedir.

Araştırmada ayrıca, çevresel faktörler (beslenme biçimi, antibiyotik kullanımı, doğum şekli) ve genetik yatkınlıkların mikrobiyota bileşimi üzerindeki etkilerine de değinilmiştir. Mikrobiyotadaki erken dönem değişikliklerin, bağışıklık sistemi gelişimini etkileyerek OSB riskini artırabileceği varsayılmaktadır. Bu nedenle, yaşamın ilk yıllarında bağırsak florasının korunmasının olası önleyici bir strateji olabileceği de çalışmada dile getirilmektedir.

Sonuç olarak, bu makale, otizm spektrum bozukluklarının yalnızca nörolojik değil, aynı zamanda sistemik bir durum olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bağırsak mikrobiyotası, OSB’nin hem belirtilerinde hem de biyolojik temelinde önemli bir rol oynayabilecek karmaşık bir faktör olarak öne çıkmaktadır. Ancak araştırmaya göre, mevcut bulgular nedensellik göstermemekte; yalnızca ilişki düzeyinde kalmaktadır. Gelecekte yapılacak uzun vadeli, geniş ölçekli ve kontrollü çalışmaların, mikrobiyota temelli yaklaşımların OSB tedavisinde ne ölçüde etkili olabileceğini belirlemede kritik öneme sahip olacağı belirtilmektedir.

MAKALENİN KÜNYESİ

Autism Spectrum Disorders and the Gut Microbiota

Nutrients. 2019 Feb 28;11(3):521. doi: 10.3390/nu11030521

Makaleye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:
https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC6471505/

 

Her türlü sorunuzu aşağıdaki form veya Whatsapp (0541 742 6750) yoluyla sorabilirsiniz.