MAKALENİN KISA ÖZETİ
İncelediğimiz 2025 yılı makalesinin adi: “Food Selectivity and Autism: A Systematic Review”
Bu sistematik derlemede, 2014–2024 yılları arasında yayımlanan bilimsel çalışmalar değerlendirilmiş ve otizm spektrum bozukluğu (OSB) tanısı konmuş bireylerde gıda seçiciliği konusu kapsamlı biçimde incelenmiştir. Çalışmada 222 makale taranmış, kriterleri karşılayan 9 araştırma ayrıntılı analiz edilmiştir.
Analize dahil edilen çalışmaların beşi, gıda seçiciliğinin doğasını ve bu durumla ilişkili çevresel ya da fizyolojik faktörleri incelemiştir. İki çalışmada duyusal hassasiyet (özellikle yiyeceklerin dokusu, tadı ve kokusuna karşı aşırı duyarlılık) ön planda tutulmuş, iki çalışmada ise öğün sırasında gözlenen davranışsal güçlükler değerlendirilmiştir.
Elde edilen bulgulara göre, otizmli çocuklarda gıda seçiciliği nörotipik çocuklara göre belirgin biçimde daha yaygındır. Çalışmalarda, özellikle sınırlı gıda tercihleri ve yeni yiyeceklere karşı direnç gibi davranışların öne çıktığı belirtilmiştir. Bununla birlikte, genel bilişsel işlev veya otizm semptomlarının şiddeti ile gıda seçiciliği arasında güçlü bir ilişki bulunmadığı, duyusal hassasiyetlerin daha belirleyici bir rol oynadığı vurgulanmaktadır.
Araştırmada ayrıca, diyet çeşitliliğini artırmak amacıyla meyve, sebze ve yoğurt gibi besinlerin teşvik edilmesi; pirinç, makarna ve işlenmiş karbonhidratların ise sınırlandırılması gerektiği ifade edilmiştir. Bu sonuçlar, duyusal faktörleri göz önünde bulundurarak bireye özgü beslenme stratejilerinin geliştirilmesinin önemini göstermektedir.
Sonuç olarak, otizm tanısı konulan bireylerde gıda seçiciliği mutlaka değerlendirilmelidir. Duyusal profillerin analizi, beslenme terapileri ve davranışsal yaklaşımlar bir arada kullanılmalıdır. Gelecekte yapılacak standart ölçüm araçları içeren ve uzun süreli gözleme dayalı çalışmalar, bu karmaşık ilişkinin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayacaktır.
MAKALE HAKKINDA DETAYLI BİLGİ
Otizm ile İlgili Gıda Seçiciliğini Ele Alan Sistematik Bir Araştırma
Gıda seçiciliği, otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan çocuk ve gençler arasında sık rastlanan bir durum olarak tanımlanmaktadır. Araştırmaya göre, bu bireylerde belirli gıdalara yönelim, bazı yiyecekleri reddetme ve öğün sırasında karşılaşılan davranışsal güçlükler yaygın biçimde görülmektedir. Makalede, 2014–2024 yılları arasında yayımlanmış 222 çalışma taranmış ve kriterlere uyan 9 araştırma detaylı analiz için seçilmiştir.
Çalışmada, gıda seçiciliğinin temel özellikleri, duyusal hassasiyetler ve beslenme davranışları üç ana başlıkta incelenmiştir. Araştırmaya göre, gıda seçiciliği yalnızca belirli yiyeceklerin reddi ile sınırlı kalmamakta, aynı zamanda öğün sırasındaki davranışsal zorlukları ve ailelerin beslenme yönetimi üzerindeki etkileriyle de ilişkilendirilmektedir. Özellikle dokusal hassasiyet, tat ve koku algısındaki aşırı duyarlılık, seçici beslenme davranışlarının önde gelen belirleyicileri olarak vurgulanmaktadır.
Makalede, otizmli çocuklarda gıda seçiciliğinin nörotipik çocuklara kıyasla daha yaygın olduğu belirtilmektedir. Araştırmada, sınırlı gıda tercihleri, yeni yiyeceklere karşı direnç ve öğün sırasında ortaya çıkan olumsuz davranışlar ön plana çıkmıştır. Çalışmaya göre, genel bilişsel işlev veya otizm semptomlarının şiddeti ile gıda seçiciliği arasında güçlü bir ilişki bulunmamaktadır; bunun yerine duyusal özelliklerin bu davranışı daha belirleyici olduğu ifade edilmektedir.
Beslenme açısından makalede, diyet çeşitliliğinin artırılmasının önemi vurgulanmıştır. Araştırmaya göre, meyve, sebze ve yoğurt gibi besinlerin teşvik edilmesi, pirinç ve makarna gibi sınırlı besinlerin tüketiminin azaltılması önerilmektedir. Çalışmada, bireysel duyusal profillerin analiz edilmesi ve buna uygun beslenme stratejilerinin geliştirilmesinin gıda seçiciliğini yönetmede etkili olduğu ifade edilmektedir.
Ayrıca, makalede, gıda seçiciliğinin ölçülmesinde kullanılan araçların standartlaştırılmasının ve uzun süreli gözlem temelli çalışmaların gerekliliği vurgulanmaktadır. Araştırmada, gelecekte yapılacak çalışmaların hem davranışsal hem de duyusal belirleyicileri daha iyi anlamaya katkı sağlayacağı öngörülmektedir.
Sonuç olarak, otizmli bireylerde gıda seçiciliği klinik olarak dikkatle ele alınması gereken bir durum olarak değerlendirilmiştir. Çalışmaya göre, kişiye özel beslenme planları, duyusal profil analizi ve davranışsal müdahaleler birlikte uygulanmalıdır. Makalede, bu yaklaşımın hem bireyin beslenme kalitesini artıracağı hem de ailelerin yönetim yükünü azaltacağı vurgulanmaktadır.
MAKALENİN KÜNYESİ
Food Selectivity and Autism: A Systematic Review
The Author(s) 2025. Published by Baishideng Publishing Group Inc. All rights reserved. World J Clin Pediatr. Sep 9, 2025; 14(3): 101974 Published online Sep 9, 2025. doi: 10.5409/wjcp.v14.i3.101974
Makaleye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:
https://www.wjgnet.com/2219-2808/full/v14/i3/101974
