MAKALENİN KISA ÖZETİ
İncelediğimiz 2020 yılı makalesinin adı: “Gluten-Free Casein-Free Diet for Autism Spectrum Disorders”
Bu makalede, otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan bireylerde sık görülen davranışsal ve gastrointestinal (sindirim sistemiyle ilişkili) sorunlara yönelik glutensiz ve kazeinsiz (GFCF) diyet yaklaşımının etkileri değerlendirilmiştir.
Araştırmada, GFCF diyetinin bazı bireylerde tekrarlayıcı davranışları azalttığı, bilişsel işlevleri ve sosyal etkileşimleri iyileştirdiği yönünde bulgular elde edilmiştir. Bazı çalışmalarda stereotipik davranışlarda azalma ve dikkat süresinde artış bildirilmiştir. Bununla birlikte, diğer bazı araştırmalarda diyetin belirgin bir fayda sağlamadığı veya etkilerin geçici olduğu sonucuna varılmıştır.
Makaleye göre bu farklı sonuçlar, bireylerin yaş, diyet süresi, bağırsak geçirgenliği düzeyi ve eşlik eden sindirim sorunları gibi faktörlerden etkilenebilmektedir. Diyetin etki mekanizmalarından biri olarak “opioid eksik faz hipotezi” üzerinde durulmuştur. Bu hipoteze göre gluten ve kazeinden türeyen bazı peptitlerin, bağırsak geçirgenliği artmış bireylerde sinir sistemine ulaşarak davranışsal değişimlere yol açabileceği düşünülmektedir.
Araştırmada ayrıca GFCF diyetinin bazı bireylerde gastrointestinal şikâyetleri hafifletebileceği, özellikle karın ağrısı ve sindirim bozukluklarında kısmi iyileşmelerin gözlendiği belirtilmiştir. Ancak diyetin uzun süreli uygulamasında enerji, vitamin ve mineral eksikliklerinin gelişme riski bulunduğu da vurgulanmaktadır.
Sonuç olarak, GFCF diyetinin otizmli bireylerde bazı olumlu etkiler sağlayabileceği, ancak bu etkinin her bireyde gözlenmediği ve daha geniş, kontrollü araştırmalara ihtiyaç olduğu ifade edilmiştir. Uygulama kararı alınmadan önce uzman görüşü alınması önerilmektedir.
MAKALE HAKKINDA DETAYLI BİLGİ
Otizm Davranışlarını Beslenme Üzerinden İnceleyen Bir Araştırma
Otizm spektrum bozukluğu (OSB), sosyal iletişimde güçlük, sınırlı ilgi alanları ve tekrarlayıcı davranışlarla karakterize nörogelişimsel bir durumdur. OSB’nin nedenleri tam olarak aydınlatılamamış olmakla birlikte genetik, çevresel ve biyolojik faktörlerin karmaşık etkileşimleri sonucu ortaya çıktığı kabul edilmektedir. Son yıllarda, özellikle bağırsak–beyin ekseni üzerine odaklanan araştırmalar, sindirim sistemiyle nörolojik belirtiler arasındaki bağlantıya dikkat çekmiştir. Bu bağlamda, glutensiz ve kazeinsiz (GFCF) diyetler otizmli bireylerde davranışsal ve gastrointestinal belirtileri azaltmaya yönelik olası bir destekleyici yaklaşım olarak gündeme gelmiştir.
Makale, GFCF diyetinin otizmli bireylerde davranışsal sorunlar ve gastrointestinal belirtiler üzerindeki etkilerini değerlendiren bilimsel kanıtları özetlemektedir. Araştırmada, diyet müdahalelerinin etkinliğini inceleyen farklı klinik çalışmalar gözden geçirilmiştir. Bu çalışmalarda bazı çocuklarda tekrarlayıcı davranışlarda azalma, dikkat süresinde artış ve sosyal etkileşimde kısmi iyileşme bildirilmiştir. Bununla birlikte, bazı randomize kontrollü çalışmalarda ise GFCF diyetinin plaseboya kıyasla belirgin bir fark yaratmadığı sonucuna varılmıştır.
Makaleye göre, bu farklı sonuçların ortaya çıkmasının birkaç nedeni bulunmaktadır. Öncelikle, araştırmalarda kullanılan yöntemlerin, örneklem büyüklüklerinin ve diyet uygulama sürelerinin birbirinden oldukça farklı olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, katılımcıların yaşları, başlangıçtaki beslenme alışkanlıkları, gastrointestinal şikâyetlerin düzeyi ve genetik profilleri gibi bireysel faktörlerin de diyetin etkinliği üzerinde belirleyici rol oynayabileceği ifade edilmiştir.
Çalışmada, GFCF diyetinin olası etki mekanizmalarına da yer verilmiştir. “Opioid eksik faz hipotezi” olarak adlandırılan yaklaşıma göre, gluten ve kazein proteinlerinin sindirimi sonucunda oluşan bazı peptitler, bağırsak geçirgenliği artmış bireylerde kana ve oradan da merkezi sinir sistemine geçebilmektedir. Bu peptitlerin beyin işlevleri üzerinde opioid benzeri etki gösterebileceği, dolayısıyla davranışsal değişikliklere katkı sağlayabileceği ileri sürülmüştür. Makalede, bazı bireylerde bu mekanizmanın daha belirgin olabileceği, dolayısıyla diyetin etkisinin kişisel biyolojik farklılıklara bağlı olarak değişebileceği vurgulanmaktadır.
Araştırmada, GFCF diyetinin gastrointestinal belirtiler üzerindeki etkileri de incelenmiştir. Bazı çalışmalarda diyetin karın ağrısı, kabızlık ve şişkinlik gibi sindirim sistemi şikâyetlerinde azalma sağladığı bildirilmiştir. Bu durumun, diyetin bağırsak geçirgenliğini azaltması, inflamatuvar süreçleri hafifletmesi veya mikrobiyota dengesini olumlu yönde etkilemesiyle ilişkili olabileceği düşünülmektedir. Ancak, diğer bazı araştırmalarda bu faydaların tüm bireylerde gözlenmediği, etkilerin sınırlı ve kısa süreli olabileceği de belirtilmiştir.
Makalede ayrıca, GFCF diyetinin potansiyel risklerine dikkat çekilmiştir. Diyetin uzun süreli uygulanması durumunda enerji, kalsiyum, D vitamini, B vitaminleri ve bazı minerallerin yetersiz alınma olasılığı bulunmaktadır. Özellikle gelişme çağındaki çocuklarda, bu tür beslenme eksikliklerinin büyüme ve kemik sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği ifade edilmiştir. Bu nedenle, araştırmaya göre diyet uygulamaları mutlaka bir beslenme uzmanı veya hekim gözetiminde yürütülmelidir.
Çalışmada öne çıkan bir diğer önemli nokta, GFCF diyetinin herkes için standart bir çözüm olmadığı yönündedir. Makaleye göre, bu diyet bazı bireylerde belirgin fayda sağlayabilirken, diğerlerinde herhangi bir iyileşme gözlenmeyebilir. Bunun nedeninin, otizmin heterojen doğası ve her bireyin metabolik, genetik ve mikrobiyal özelliklerinin farklı olmasından kaynaklandığı belirtilmiştir. Dolayısıyla, “herkese uyan tek bir diyet modeli” yaklaşımının geçerli olmadığı vurgulanmaktadır.
Sonuç olarak, makalede GFCF diyetinin otizmli bireylerde hem davranışsal hem de gastrointestinal belirtiler üzerinde potansiyel faydalar sağlayabileceği, ancak mevcut kanıtların tutarsız olduğu ve daha güçlü bilimsel çalışmalara ihtiyaç bulunduğu belirtilmiştir. Araştırmaya göre, diyetin yararlı olup olmayacağı bireysel değerlendirmeye bağlıdır. Ayrıca, uzun vadeli beslenme dengesi gözetilmeden yapılan katı eliminasyon diyetlerinin olumsuz sonuçlar doğurabileceği hatırlatılmıştır.
Genel olarak makale, GFCF diyetinin umut verici ancak kesinleşmemiş bir destekleyici yöntem olduğunu, uygulanmadan önce kapsamlı klinik değerlendirme ve profesyonel rehberlik alınması gerektiğini vurgulamaktadır. Bu yaklaşımın gelecekteki çalışmalarla daha iyi tanımlanması ve bireysel biyobelirteçlerle ilişkilendirilmesi, otizmli bireylerde beslenme temelli müdahalelerin daha hedefe yönelik biçimde uygulanmasını mümkün kılabilir.
MAKALENİN KÜNYESİ
Gluten-Free Casein-Free Diet for Autism Spectrum Disorders: Can It Be Effective in Solving Behavioural and Gastrointestinal Problems
Eurasian J Med. 2020 Jun 4;52(3):292–297. doi: 10.5152/eurasianjmed.2020.19230
Makaleye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:
https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC7651765/
